Oracle'dan
Oracle Perspektifinden Bulut Bilişim
Birkaç yıldır adı konulan ve ortaya çıkan uygulamalarla yeni bir dönüşümün habercisi olan ‘bulut bilişim’, teknoloji sağlayacıları kadar servis sunanlar, kurumlar ve bireylerin de yakın takibine girmiş bulunuyor. Peki, bulut bilişim nasıl tanımlanıyor ve hangi konuları kapsıyor? Şirketlere, bireylere neler vaat ediyor?
Endüstri analistleri henüz bulut bilişimin başlangıç noktasında olduğumuzu söylese de, farklı teknoloji trendlerinin hızla evrim geçirerek birbirine yaklaşıyor olması, kurumsal veri merkezlerini ve servis sağlayıcıları son birkaç yıldır bulut bilişimin üzerine eğilmeye itiyor.
Bulut bilişim, kümeleme, sunucu sanallaştırması ve dinamik kaynak kullandırma teknolojilerini de içeren “grid computing” (ağişlem) teknolojisinin yanı sıra, Servis Odaklı Mimariye (SOA) dayanan paylaşımlı servis teknolojileri ve büyük ölçekli yönetim otomasyonu gibi teknolojilerden doğdu.
NIST’in* Bulut Bilişim Tanımı
Bulut bilişim, sınırlı bir yönetim çalışmasıyla veya bir servis sağlayıcının desteğiyle hızlı bir biçimde tahsis edilebilen ve devreye sokulabilen, konfigürasyonu yapılabilir BT kaynaklarının (örn. ağlar, sunucular, depolama sistemleri, uygulamalar ve servisler) yer aldığı paylaşımlı bir havuza, kolay ve isteğe bağlı bir şekilde ağ üzerinden erişim sağlayan bir modeldir.
* ABD Ulusal Standartlar Kurumu NIST’in yapmış olduğu bu tanım sektörde geniş kabul görmüştür.
BULUT BİLİŞİME YAKINDAN BAKIŞ
ABD Ulusal Standartlar Kurumu NIST’in bulut bilişim tanımı, bulut bilişime ilişkin beş temel özelliği, üç ayrı servis modelini ve dört uygulama modelini içeriyor.
Beş Temel Özellik
- İsteğe bağlı self-servis
Kullanıcılar sistem yöneticilerinin yardımı olmaksızın BT kaynaklarının tahsisini, izlemesini ve yönetimini gerçekleştirebilirler.
Bilişim hizmetleri standart ağlar ve heterojen aygıtlar üzerinden sunulur.
BT kaynakları ihtiyaç duyulduğu her an, hızlı bir şekilde daha büyük ölçekli veya daha küçük ölçekli hale getirilebilir
BT kaynakları özel bir görevle atanmamıştır; farklı uygulamalar ve kiracılar (tenant) arasında paylaştırılmıştır.
Tipik olarak genel bulut hizmetini faturalandırmak veya özel bulut kullandırma ücretlerini (chargeback) belirlemek için her bir uygulama veya kiracının BT kaynaklarını kullanım oranı kolaylıkla takip edilir.
Üç Servis Modeli
- Servis Olarak Yazılım (SaaS - Software-as-a-Service)
Son kullanıcılara tipik olarak bir Web tarayıcı aracılığıyla sunulan uygulamalar bu kapsamda yer alıyor. Günümüzde yatay kurumsal uygulamalardan sektörlere özgü özel uygulamalara, hatta Web tabanlı e-posta gibi tüketici uygulamalarına kadar yüzlerce SaaS servisi sunuluyor. Örneğin Oracle CRM On Demand, müşterinin tercihine göre gerek çok kiracılı gerek tek kiracılı seçeneklerle sunulan bir SaaS servisi olarak dikkat çekiyor. Oracle ayrıca bağımsız yazılım geliştiricilerine, kendi SaaS servislerini sunabilmeleri için kurumsal teknolojiler de sağlıyor. Oracle bu teknolojileri Oracle Platform for SaaS adı altında topluyor. Yüzlerce bağımsız yazılım geliştirici müşterilerine sundukları SaaS servislerini Oracle Platform for SaaS üzerine inşa ediyor.
- Servis Olarak Platform (PaaS - Platform-as-a-Service)
Bu servis modeliyle, yazılım geliştiricilerine bir servis olarak sunulan, böylece SaaS uygulamalarını hızlı bir biçimde geliştirip son kullanıcılara açmalarını sağlayan bir uygulama geliştirme ve devreye alma platformu kastediliyor. Platform tipik olarak veritabanlarını, ortakatman çözümlerini ve geliştirme araçlarını içeriyor ve tümü de internet üzerinden bir servis olarak sunuluyor. PaaS çözümleri genelde Java veya Python gibi belirli bir programlama diline veya API’lere özel konumlanıyor. PaaS çözümünün temelini genelde sanal ve kümelenmiş bir ağişlem (grid computing) mimarisi oluşturuyor, çünkü ağişlem yapıları gerekli esnek ölçeklenebilirliği ve kaynak havuzlarını sunuyorlar. Oracle, gerek özel bulut servisi sunucuları gerekse kurumsal müşteriler için kendi özel bulutlarını kurmalarına olanak tanıyacak kapsamlı PaaS çözümleri sağlıyor ve bu platforma Oracle PaaS Platformu adı veriliyor.
- Servis Olarak Altyapı (IaaS - Infrastructure-as-a-Service)
Servis olarak sunulan hesaplama sunucuları, depolama sistemleri ve ağ donanımları bu kapsamda yer alıyor. Bu altyapı donanımı genelde sanallaştırıldığı için sanallaştırma, yönetim ve işletim sistemi yazılımları da IaaS’nin bir parçası. IaaS’ye Amazon’un Elastic Compute Cloud (EC2) ve Simple Storage Service (S3) yapıları örnek olarak verilebilir. Oracle IaaS bulut hizmetleri sunmuyor, ancak diğer IaaS sağlayıcılarına kendi özel bulut servislerini kurabilmeleri için donanım ve yazılım çözümleri sağlıyor. Ayrıca kurumsal şirketlerin de kendi özel kullanımları için Oracle’dan aynı teknolojileri edinmeleri mümkün.
Dört Uygulama Modeli
Tek bir şirketin kullanımı için kuruluyorlar ve özel veri merkezlerinde kontrol edilerek, yönetiliyor ve barındırılıyorlar. Dış kaynak kullanımı yoluyla üçüncü parti bir servis sağlayıcının özel bulutların barındırma ve işletimini üstlenmesi de sağlanabiliyor, ancak bu durumda da özel bulut tek bir şirketin kullanımına özel olmaya devam ediyor.
Birden fazla şirket (kiracı) tarafından paylaşımlı olarak kullanılıyor ve barındırma ve yönetimleri üçüncü parti bir servis sağlayıcı tarafından üstleniliyor.
- Ortaklık (Topluluk) Bulutları
Ortak bir bulut bilişim ortamından yararlanmak isteyen birbirleriyle bağlantılı şirket grupları tarafından tercih ediliyor. Örneğin, bir ordunun farklı birimleri, belirli bir bölgedeki tüm üniversiteler veya büyük bir üreticinin tüm tedarikçileri böyle bir topluluğu oluşturabiliyor.
Tek bir şirketin, tek bir uygulama için hem özel hem genel bulutu, her ikisinin avantajlarından da yararlanmak için uygulamasıyla oluşan yapıya karma bulut adı veriliyor. Örneğin, bir şirketin dâhili özel bulut kaynaklarının yetmediği zamanların söz konusu olduğu bir senaryoda, uygulamanın normal iş yükünü şirketin özel bulutu üstlenirken, mali yılsonu veya yılbaşı sezonu gibi iş yükünün normalin üzerine çıktığı durumlarda şirket dışına çıkılarak genel bir buluttan yararlanılabiliyor (“cloudbursting” adı verilen yöntem). Artık gerekmediğinde bu kaynaklar tekrar genel havuza iade edilebiliyor.
ÖZEL VE GENEL BULUTLARIN CAZİP İŞ FAYDALARI
İki temel bulut modeli olan genel ve özel bulutlar şirketlere çok cazip gelen bazı iş faydaları sunuyorlar. Bu faydaların bazıları hem özel hem genel bulutta ortak olmakla birlikte, bazıları ise sadece birine özgü olabiliyor.
Özel ve genel bulutun ortak faydaları arasında şunlar sayılabilir:
Hem genel hem özel bulutlar ağişlem (grid computing) ve sanallaştırma platformlarına dayandığı için, havuzdaki kaynakların paylaşılıyor olması ve farklı uygulamalar arasında daha iyi iş yükü dengelemesi yapılıyor olması nedeniyle ikisi de yüksek verimlilik sunarlar.
Ağişlem yapılarıyla çalışmanın bir diğer faydası da uygulamaların yüksek erişilebilirliğe sahip bir mimariden yararlanabilmeleridir. Bu mimari planlı veya planlanmamış kesintileri azaltarak veya ortadan kaldırarak kullanıcı servis seviyelerini iyileştirir ve iş devamlılığı sağlar.
Ağişlem yapıları aynı zamanda genel ve özel bulutlara esnek ölçeklenebilirlik kazandırarak bilgiişlem kapasitesinin ihtiyaca göre artırılmasına veya azaltılmasına olanak tanır. Bu, iş yükü fazla değişken olan, nasıl büyüyeceği önceden tahmin edilemeyen veya geçici uygulamalarda önemli bir avantaj sağlar.
Hem genel hem özel bulutlar paylaşımlı bir bilişim kaynakları havuzuna self-servis erişim sağlayabildiği ve yazılım ve donanım bileşenleri standart, yeniden kullanılabilir ve paylaşımlı olduğu için, uygulamalar çok daha hızlı şekilde devreye alınabilir.
Bazı faydalar sadece genel buluta özgüdür:
- Düşük ilk yatırım maliyeti
Genel bulut dünyasına daha hızlı ve daha düşük bir maliyetle adım atılabilir; kullanıcıların bu dünyaya girişte aşmaları gereken engeller daha azdır çünkü donanım bileşenlerini satın almalarına, kurmalarına ve konfigüre etmelerine ihtiyaç yoktur.
Büyük genel bulutlar donanım satın alma gücü ve yönetim verimliliği açısından ölçek ekonomisi sunarlar ve bazı sağlayıcılar elde edilen bu maliyet tasarrufunun bir kısmını müşterilere de yansıtabilirler.
Genel bulutları yönetmek, güncellemek, yamalarını yüklemek vb. için bir BT ekibi oluşturmak gerekmez. Bu görevleri genel bulut kullanıcısının kendi BT departmanı değil, servisi sunan sağlayıcı üstlenir.
Genel bulutların maliyeti işletme harcamaları bütçesinden karşılanır ve genelde bu BT departmanının bütçesi değil kurumun genel işletme bütçesidir. Sermaye harcamasının gerekmemesi de bazı şirketler için bir avantaj teşkil edebilir.
Bazı faydalar ise sadece özel buluta özgüdür:
- Daha iyi güvenlik, yasal uyumluluk ve servis kalitesi kontrolü
Özel bulutlar, güvenlik (veri kaybı, gizlilik), yasal uyumluluk (verileri kaydetme ve saklama politikaları, denetim, verilerin nerede tutulacağı ile ilgili yönetmelikler) ve servis kalitesi (özel bulutlar ağları genel bulutların izin vermediği şekilde optimize edebildiği için) açısından, şirketin BT ekibinin kontrolü elinde tutmasına olanak tanır.
Özel bulutlarda çalışan uygulamaların şirket bünyesinde geliştirilen diğer uygulamalarla – örneğin kimlik yönetim sistemleriyle – entegrasyonu daha kolaydır.
- Daha düşük toplam maliyet
Kiralama yerine sahiplik söz konusu olduğundan, uzun vadede özel bulutlar genel bulutlardan daha ucuz olabilir. Bazı analizlere göre yatırımın ikinci ila üçüncü yılından sonra daha kârlı duruma geçmektedir.
- Sermaye yatırımı ve işletme maliyetleri
Özel bulutlar sermaye yatırımı (amortismanla birlikte) ve işletme yatırımının bir bileşimi ile finanse edilirler.
BULUTLARIN AVANTAJLARI VE ÇEKİNCELER
Yakın zamanda gerçekleştirilen araştırmalar, bulut bilişimin en önemli iki avantajının hız ve maliyet olduğunu gösteriyor. Kullanıcılar, mevcut bir bilgisayar kaynakları havuzuna self-servis erişerek haftalar veya aylar yerine dakikalar içinde bu kaynakları kullanmaya başlayabiliyorlar. Esnek ölçeklenebilirliğe sahip ağişlem mimarisi sayesinde kapasite ayarlamaları da hızla yapılabiliyor. Bulut bilişim “kullandığın kadar öde” mantığına dayandığı, yüksek ölçekte çalıştığı ve yüksek otomasyona sahip olduğu için, maliyet ve verimlilik avantajlarıyla cazip bir model olarak tercih ediliyor.
Aynı araştırmalarda, bazı şirketleri bulut dünyasına hemen geçmekten alıkoyan çeşitli sorunlara ve endişe yaratan konulara da işaret ediliyor. Endişe yaratan konuların başında güvenlik geliyor. Özel bulutların güvenliğinin şirket içinde barındırılan veri merkezlerine kıyasla nispeten daha güvenli olduğunu ileri sürülse de, pek çok şirketin bazı hassas verilerini tümüyle şeffaf şekilde göremedikleri ve tam kontrol sahibi olmadıkları genel bulutlara emanet etmekten çekindiği bir gerçek. Dolayısıyla bazı çok hassas uygulamalar şirket bünyesinde barındırılmaya devam ederken, diğerleri için genel bulutlardan faydalanılması tercih ediliyor. Endişe uyandıran bir diğer nokta ise servis kalitesi olarak karşımıza çıkıyor, çünkü bulutlar performans ve erişilebilirlik açısından servis seviyesi anlaşmalarını tümüyle garantilemeyebiliyor. Bir üçüncü endişe konusu ise bulutların şirket içinde barındırılan sistemlerle tam entegrasyon halinde çalışıp çalışmayacağı ve SaaS uygulamalarının şirketin iş süreçlerine tam adapte edilip edilemeyeceği noktasında ortaya çıkıyor.
Özetlemek gerekirse, bulut bilişim self-servis yönetim, otomatik ölçekleme ve kullandırma ücretlendirmesi gibi yeni ve gerçek fırsatlarla öne çıkıyor, ancak aynı zamanda ağişlem, sanallaştırma, Servis Odaklı paylaşımlı hizmetler ve büyük ölçekli sistem yönetim otomasyonu gibi pek çok oturmuş teknolojiye de dayanıyor. Bulut bilişim hız ve maliyet açısından cazip faydalar sunuyor, ancak aynı zamanda güvenlik, yasal uyumluluk, servis kalitesi ve mevcut yapıya uygunluk gibi konularda ciddi endişeler de uyandırıyor.
Kurumsal şirketler büyük olasılıkla özel ve genel bulutların bir bileşimini tercih edecekler. Bazı uygulamalar genel bulutlar için uygun görülürken bazıları özel bulutlarda kalmaya devam edecek, bazıları ise ikisini de kullanmayacaklar.
Bulut bilişim alanında endişe yaratan
konuların başında güvenlik geliyor. Özel bulutların güvenliğinin şirket içinde barındırılan veri merkezlerine kıyasla nispeten daha güvenli olsa da, pek çok şirket bazı hassas verilerini tam kontrol sahibi olmadıkları genel bulutlara emanet etmekten çekiniyor.
BİREYSEL BULUT BİLİŞİM
Bulut Bilişim treninde, paralel olarak son birkaç yıldır Google, Apple, Amazon gibi bilişim ve internet devlerinin yanı sıra Dropbox, Box.net, Evernote gibi bağımsız bireysel bulut servisleri katma değer yaratarak servislerini farklılaştırmaya çalışıyor.
Bulut bilişim, sunduğu ekonomik faydalar, kaynak kullanım ve verimlilik avantajlarıyla işletmelerin ve özellikle de BT organizasyonlarının giderek üzerinde daha fazla yoğunlaştığı bir alan haline gelirken, bireysel kullanıcılar gerek kişisel bilgilerinin gizliliği ile ilgili endişeler, gerek bant genişliği sınırlamaları nedeniyle bugüne dek bu alana yeterince ilgi göstermemişti. Öte yandan akıllı telefonların ve tablet PC’lerin bireysel kullanıcılar arasında hızla yaygınlaşması ve buna paralel olarak bireysel kullanıcılara sunulan mobil veri planlarının veri iletişimini daha hızlı, daha kaliteli ve daha ekonomik hale getirmesi, yeni bireysel bulut servislerinin devreye girmesine yol açtı. Araştırma şirketi Forrester Research, 2016 yılına kadar dünya bireysel bulut pazarının 12 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor ve şu sözleri telaffuz ediyor: “Milyonlarca bireysel kullanıcı, evlerinde ve işyerlerinde kullandıkları PC’lerin yanına akıllı cep telefonlarını ve tablet PC’leri eklemeye devam ederken bireysel içeriklerini bu platformlar arasında yönetmeleri giderek zorlaşıyor. Forrester, bireysel bulut kavramına dayanan yeni bir bilişim deneyiminin ortaya çıktığına ve kullanıcının kişisel ve iş bilgilerine her tür cihazdan kesintisiz erişmesini sağlayacak olan bu kavramın kullanıcının bilişim deneyiminin yeniden tanımlayacağına inanıyor.”*
Bu trende paralel olarak son birkaç yıldır Google, Apple, Amazon gibi bilişim ve İnternet devlerinin yanı sıra Dropbox, Box.net, Evernote gibi bağımsız bireysel bulut servisleri katma değer yaratarak servislerini farklılaştırmaya çalışıyor.
APPLE’ın BULUTU: iCloud
iCloud, dünya çapında 200 milyonun üzerinde iPhone ve iPad cihazı satan Apple’ın bireysel bulut servisi. kullanıcıların müziklerini, fotoğraflarını, uygulamalarını, takvimlerini ve belgelerini Apple sunucularında tutarak Apple bilgisayarlar dahil tüm Apple cihazları arasında senkronize edilmesini sağlıyor. Örneğin kullanıcı iPhone cihazına bir müzik dosyası indirdiğinde veya iPad’inde bir metin belgesi oluşturduğunda bu dosya tüm Apple cihazları arasında kablosuz olarak senkronize ediliyor.
Google Cloud
Google’ın bulut bilişim konsepti büyük ölçüde Web tabanlı. Bu sayede kullanıcı Web tarayıcısı ve internet erişimi olan herhangi bir cihazdan GMail, Google Calendar, Google Docs gibi Google uygulamalarına ve servislerine erişebiliyor. Google’ın sistemi aynı zamanda kullanıcıların e-kitapları satın alıp okumasına ve kullanıcının hesabına yüklediği lisanssız (DRM-free) müzikleri her tür cihazdan dinlemesine olanak tanıyor.
Amazon
Amazon, e-kitap servisi Kindle ve müzik paylaşım servisi için Google’a benzer bir bireysel bulut yaklaşımı kullanıyor. Amazon Cloud Drive ise kullanıcıların müziklerini, videolarını, fotoğraflarını ve belgelerini Web tarayıcı üzerinden Amazon sunucularına yükleyerek Web tarayıcı desteği olan her tür cihazdan erişebilmelerine olanak tanıyor.
Bağımsız Bulut Servisleri
Kendi cihazlarına ve servislerini desteklemek üzere bireysel bulut hizmetleri sunan büyük şirketlerin yanı sıra Dropbox, Box.net, Egnyte gibi Web tabanlı dosya barındırma hizmetleri sunan bağımsız bulut servisleri çok çeşitli PC ve mobil cihaz işletim sistemlerini destekliyor.